24 Mayıs 2012
5 Mayıs 2012
O YER
Hemde çok sıkıldım.Şehrin karmaşasından,sahte yüzlerden,kendini bi halt zanneden insanlardan,sabah ki otobüs duraklarından,saatlerce birilerinin gözetimi altında çalışıp sonrada hiç çalışmamışsın gibi davrananlardan,herşeyden ama herşeyden sıkıldım.
Uzaklara çoookk uzaklara gitmek istiyorum.Mis gibi deniz kokusunun burnumu gıdıklamasını,gülen yüzlerin sabahları günaydın diyen sesini duymayı,sıcacık dost sohbetlerini,kumsalda koşan çocukların ayak izlerini,akşam güneşin batarken denizde bıraktığı kızıllığı,mangal kömürünün çıtırtısını,kocaamannn olmuş çınar ağaçlarını özledim.
Keşke diyorum gidebilsem o yere.Keşke diyorum sıkılmadan,doya doya yaşayabilsem hayatı.Keşke diyorum şehrin bu karmaşasından kaçıp kurtulabilsem.
Yaşlandımmı ne?Yok yok bendeki yaşlanma duygusu değil.Yaşama sevinci.Kafam dinç olsa,dertsiz tasasız bir beynim olsa yine hazırım hayatın içinde hoplayıp zıplamaya.Peki ya şimdi....?
Kendimi çok yorgun,bitkin hissediyorum.Oysa önümde yaşayacağım koskoca bir hayat var.Tek istediğim huzurlu bir ortam.Tek istediğim gülen yüzler.Tek istediğim insan gibi davranan hayvanlarla aynı ortamda olmamak.
Tek istediğim bu şehirden kaçmak,uzaklaşmak.
Birgün ama birgün....mutlaka.
23 Mart 2012
KELEBEK GİBİ
21 Mart 2012
BEN BÖYLE İŞİN...
Yeni iş eski iş arada bir fark yokki.Pardon hakkını yemeyelim burda diğerine göre erken çıkıyorum ve kafam biraz daha az çalışmak zorunda kaldığı için beynen pek yorulmuyorum.
Ama hala aradığım huzuru bulamadım.
Hani diyoruz ya insan sevdiği işi yapmalı.Hah işte bende sevdiğim işi yapmak istiyorum,istiyorumda o sevdiğim iş sanırım beni pek sevmiyor.
Oniki yıllık çalıştığım yerden sinirlenip,artık dayanamıycak duruma gelip istifamı bastıktan ve beş aylık bir ev sefasından sonra yeni başladığım iş hayatımda yine mutsuzum.
Neden ,neden,nedennn??
Çünkü ne kadarda rahat olsa sevdiğim işi yapmıyorum.
Ben sanatı seviyorum,edebiyatı seviyorum,okumayı seviyorum,birazda fazla romantik ve duygusalım.
Matematik denklemlerinin olduğu,finans,karaborsa,ticaret kelimelerinin bulunduğu işleri sevmiyorum.Onlarsa sürekli beni takipteler ve en sonunda beni bir köşeye sıkıştırmayı başarıyorlar.
Oysa eski işimden ayrılırken kafamın rahat olacağı,huzuru bulabileceğim,kendimi kendim olarak hissedebileceğim bir iş hayaliyle yanıp tutuşmuştum.
Ama maddi olanaksızlıklar,biran önce iş bulmam için arkamdan iş çevirirken bir taraftandan bunun olamayacağını kafama vura vura yüzüme haykırıyordu.
Oysa ben bir kitapçıda,klasik müzik dinlerken kitap kokuları arasında çalışmayı tercih ederdim.
Yada bir cafe işletmeyi.(özelliklede denizkenarında bir cafe)
Yada bir dans kursunda öğretmenlik yapmayı.
Yada müzik okulunda eğitimci olmayı.
Bense hala yıllar önce başladığım yerdeyim.
Matematik türevleri......
Fizik kanunları...
Nerde edebiyat,nerde sanat
Ama hala aradığım huzuru bulamadım.
Hani diyoruz ya insan sevdiği işi yapmalı.Hah işte bende sevdiğim işi yapmak istiyorum,istiyorumda o sevdiğim iş sanırım beni pek sevmiyor.
Oniki yıllık çalıştığım yerden sinirlenip,artık dayanamıycak duruma gelip istifamı bastıktan ve beş aylık bir ev sefasından sonra yeni başladığım iş hayatımda yine mutsuzum.
Neden ,neden,nedennn??
Çünkü ne kadarda rahat olsa sevdiğim işi yapmıyorum.
Ben sanatı seviyorum,edebiyatı seviyorum,okumayı seviyorum,birazda fazla romantik ve duygusalım.
Matematik denklemlerinin olduğu,finans,karaborsa,ticaret kelimelerinin bulunduğu işleri sevmiyorum.Onlarsa sürekli beni takipteler ve en sonunda beni bir köşeye sıkıştırmayı başarıyorlar.
Oysa eski işimden ayrılırken kafamın rahat olacağı,huzuru bulabileceğim,kendimi kendim olarak hissedebileceğim bir iş hayaliyle yanıp tutuşmuştum.
Ama maddi olanaksızlıklar,biran önce iş bulmam için arkamdan iş çevirirken bir taraftandan bunun olamayacağını kafama vura vura yüzüme haykırıyordu.
Oysa ben bir kitapçıda,klasik müzik dinlerken kitap kokuları arasında çalışmayı tercih ederdim.
Yada bir cafe işletmeyi.(özelliklede denizkenarında bir cafe)
Yada bir dans kursunda öğretmenlik yapmayı.
Yada müzik okulunda eğitimci olmayı.
Bense hala yıllar önce başladığım yerdeyim.
Matematik türevleri......
Fizik kanunları...
Nerde edebiyat,nerde sanat
Etiketler:
edebiyat,
iş iş iş,
işte öyle birşey,
mutsuzluk,
sanat
6 Ocak 2012
benmiyim eskiyen yoksa yıllarmı?
Benmiyim eskiyen yoksa yıllarmı?
Geriye baktığımda çok güzel anlar yaşadığımı düşünsemde oğlumun doğumuyla sanki daha bir renklenmiş hayat.
Kırk koca yıl.
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım diyorya şarkıda, nasıl geçtiğini bir kenara bırakırsak ne çabuk geçti diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Acısı,tatlısı,hastalığı,sağlığı,aşkları,üzüntüleri,hayal kırıklıkları,sevinçleri....
İlk defa bu sene hüzünlendim,ilk defa bu sene büyümekten vazgeçtim.
Ajda'dan her yaşı ayrı bir güzelliği varı dinleyip hönkürmekle meşgulüm.
Çocukluğuma gittim bugün,gençliğime gittim bugün,orta yaşı çoktan yarıladığım bu günde çokkk eskilere gittim bugün.
Annemin bana seslenen sesini duydum bugün.-Kızımmm koşma düşeceksin.-
Babamın henüz ağarmayan saçlarıyla beni götürüp okula yazdırdığı günü gördüm bugün.
Kardeşimin ilk doğduğu gün bana yanında getirdiği gofreti gördüm bugün.
Hayatın hızına yetişemedim ben bugün.
Sinema şeridi gibi geçti hepsi gözümün önünden.Hiç bu kadar ağır gelmemişti bana geçen yıllar.
Kimler geldiii kimler geçti hayatımdan....
Bugün bir kez daha anladımki hala hayatımda çok değerli dostlarım varmış.
Zaman, devirdiğimiz yıllara inat, dostlarımla beni sevgiyle karşılasın diyorum...
Kırkbirde görüşmek dileğiyle...
Geriye baktığımda çok güzel anlar yaşadığımı düşünsemde oğlumun doğumuyla sanki daha bir renklenmiş hayat.
Kırk koca yıl.
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım diyorya şarkıda, nasıl geçtiğini bir kenara bırakırsak ne çabuk geçti diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Acısı,tatlısı,hastalığı,sağlığı,aşkları,üzüntüleri,hayal kırıklıkları,sevinçleri....
İlk defa bu sene hüzünlendim,ilk defa bu sene büyümekten vazgeçtim.
Ajda'dan her yaşı ayrı bir güzelliği varı dinleyip hönkürmekle meşgulüm.
Çocukluğuma gittim bugün,gençliğime gittim bugün,orta yaşı çoktan yarıladığım bu günde çokkk eskilere gittim bugün.
Annemin bana seslenen sesini duydum bugün.-Kızımmm koşma düşeceksin.-
Babamın henüz ağarmayan saçlarıyla beni götürüp okula yazdırdığı günü gördüm bugün.
Kardeşimin ilk doğduğu gün bana yanında getirdiği gofreti gördüm bugün.
Hayatın hızına yetişemedim ben bugün.
Sinema şeridi gibi geçti hepsi gözümün önünden.Hiç bu kadar ağır gelmemişti bana geçen yıllar.
Kimler geldiii kimler geçti hayatımdan....
Bugün bir kez daha anladımki hala hayatımda çok değerli dostlarım varmış.
Zaman, devirdiğimiz yıllara inat, dostlarımla beni sevgiyle karşılasın diyorum...
Kırkbirde görüşmek dileğiyle...
23 Aralık 2011
22 Aralık 2011
VEFA VE DOST
Kendini dost sanıp adam sayanlardan,sen aramadığın sürece seni arayıp sormayanlardan,hastalığında değil sağlığında yanında olanlardan,ağlarken değilde gülerken gözlerinin içine bakanlardan ve malesef çevremde bu anlattığım meziyetlere sahip çok fazla dost müsvettesinin olmasından
Kısacası
VEFASIZ DOSTLUKLARDAN
Nefret ediyorummm....
Bazen yanlızlık en güzeli sanırım.Özlliklede yenilen kazıklardan sonra
Kısacası
VEFASIZ DOSTLUKLARDAN
Nefret ediyorummm....
Bazen yanlızlık en güzeli sanırım.Özlliklede yenilen kazıklardan sonra
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





