Gülmeyi unutmuşum uzun zamandır.Yok yok gülmeyi değil bu kadar şen kahkahalar atmayı saatlerce kişnemeyi unutmuşum uzun süredir.
Yıllardır görmediğim ama kalbimde yaşattığım eski bir dostun telefondaki şen sesiyle döndüm geçmişe.Sanki aynı şehirde,sanki yılların çizdiği çizgiler hiç olmamışcasına,sanki biraz önce ayrılmışızda yarım kalan sohbetimizi tamamlarmışcasına bıraktık kendimizi.
İçim ısındı,hayat daha bir güzel geldi,güneş batmıyorda yeni doğuyor gibiydi.Sanki çocuktum,sanki genç bir kızdım henüz yetişen.Onca kahkahadan sonra telefon kapanmıştı ama ben hala kahkahalarıma hakim olamıyordum.Düşündümde biran ne vefalı arkadaşım varmış.Sonra düşündüm tekrar birde vefasız olanları yok saydım onları.Oysa hepsini özlemiştim ama onlar çoktan unutmuşlardı içilen bir fincan kahveyi.
Belkide benden çok derdi vardı ama hissettirmedi tıpkı yıllar önceki gibi,tıpkı bıraktığım gibi...
22 Kasım 2011
10 Kasım 2011
SADECE küçük BİR ANI...
Hava bunaltacak kadar sıcak ve haftanın yorgunluğu sanki omuzlarımda koca bir yük.Şehir beni boğuyor ve kafa dağıtmak için uzaklara o çok sevdiğim deniz kokusuna gitmek istiyorum.
Alışmış kudurmuştan beterdir derler ya yine o durumdayım.Her hafta sonu olduğu gibi bu hafta sonuda denizle kucaklaşmalıyım ki kendime gelebileyim.
Toplandık her zamaki grubunuzla çıktık yola.Cd çalarda son ses müzik,sevdiğim kankalarım yanımda,sorumluluk yokkk,iş yokkk,sadece özgürlük var ve ben özgür kız yine yollardayım.Daha ne isterim ki....
Bu sefer dedik kuşadasına gidelim.Bakalım hala kuşlar ve ada duruyormu!
:))))
Kumsal harikaydı.Ateş yakıp gitar çalanlarrrr,kumsalda oynayanlarrrr,kendini denizin sularına bırakanlarrrr,yani bizim gibilerle doluydu.
Serildik kumsalın o ince kumlarına,denizin o mis kokan havasını içime çektim.Aman ne havaydı ooooo...Denize aşık biri olarak kendimi kaybettim diyebilirim.En büyük dileği ilerde küçük bir sahil kasabasında yaşamak olan birisi için o an orda olmak bayram gibi birşeydi.Orada ömrümün sonuna kadar kalabilirdim.Gökyüzü pırıl pırıldı ve yakamoz vardı.
Sohbete dalmışızki saatin sabah 5 e geldiğini zor farkedebildik.Ordan ayrılmak istemediğim için arabanın içinde biraz gözlerimi dinlendirmek istedim.Zaten bütün gün çalışmıştım ve yorgunluktan bitkin haldeydim.
Benim gibi alkolle arası pek iyi olmayan sadece ortam gerektirdiğinde ononla diyaloğa giren birisi için sanırım o an en iyi fikirde buydu.Arabaya uzandım ve dalgaların sesini dinlerken pencereden gökyüzünü seyredaldım.Birara içim geçmiş olucakki beni dürtenlerin sesleriyle uyandım.
Amanınnnn oda ne herkeste bir telaş...
-Kalk kalk (adı lazım olmayan arkadaşımız bayan) x ortada yokkk.
-Nasıl yani dedim.
X arkadaşımda hayatında 2.kez arkadaşlarının gaza getirmelerine ve ısrarlarına dayanamayıp onların demesiye bir benim gördüğüm kadarıyla iki şişe kadar alkol almıştı.Ardından önce kendini denizin sularına bırakmak istemiş diğerleri izin vermeyincede umumi wc lerden birine girmek için sendeleyerekte olsa wc ye ulaşmıştı.Ulaşmıştı ulaşmasınada gidiş o gidiş ne gelen varrr ne gidennn.Dakikalar geçtikçede kendisinden haber alınamıştı.Önce bizimkilerinde alkol etkisinde olduğunu düşünerek pe önemsemedim ama onların normal bizimkininse anormal derecede içmiş olduğunu duyunca telaşlanmaya başladım.
Wc ye daldım dalmasınada kapıları açtıkça boş olduğunu görünce aldı beni bir korku.Tam endişelenmeye başlayacaktımki arkada başka bir kapı daha gördüm.
Kapıya uzanıp açtığım anda yere yığılmakla yığılmamak arasında kaldım ve kendimi daha fazla tutamayıp bastım kahkahayı.Tavuk gibi gıdaklamaya başlayınca bizimkiler sesin benden geldiğini anlamış olmalılarki yanımda bitiverdiler.
Bizimkiler wc ye girerken gördükleri x i çıkarken görememişlerdi çünküüü wc nin birde arka kapısı vardı.x'cim alkolün çarpıcı etkisiyle alışık olmadığı şekilde karşılaşınca kendini kaybedip bulduğu ilk kapıdan dışarı çıkmıştı.Her ne kadar çift görsede çıkışta arkadaşlarını göremeyince başlamıştı salya sümük ağlamaya.Diğerleriyse ikinci kapının olduğunu bilmedikleri için dakikalarcakapının önünde beklemişlerdi şahsiyeti.
O gecemi desem yoksa o sabahmı desem çünkü gün ağarmaya başlamıştı bile arabaya kadar sürünerek gittim.Gülerken kendimi toparlayamamıştım ve sanırım son zamanlardaki en çok eğlendiğim şehirdışı gezim bu olmuştu.
Şimdi ne özgür kızzz nede özgür grup nede denizin o mis kokusu....
Hepsiii eskilerde kaldı.Ama yaşadığım tüm güzellikleri düşününce hala yüzümde mutlu bir tebessüm bırakıyorlar.
İyiki yaşamışım,iyiki özgürlüğün tadını çıkarmışım....
Alışmış kudurmuştan beterdir derler ya yine o durumdayım.Her hafta sonu olduğu gibi bu hafta sonuda denizle kucaklaşmalıyım ki kendime gelebileyim.
Toplandık her zamaki grubunuzla çıktık yola.Cd çalarda son ses müzik,sevdiğim kankalarım yanımda,sorumluluk yokkk,iş yokkk,sadece özgürlük var ve ben özgür kız yine yollardayım.Daha ne isterim ki....
Bu sefer dedik kuşadasına gidelim.Bakalım hala kuşlar ve ada duruyormu!
:))))
Kumsal harikaydı.Ateş yakıp gitar çalanlarrrr,kumsalda oynayanlarrrr,kendini denizin sularına bırakanlarrrr,yani bizim gibilerle doluydu.
Serildik kumsalın o ince kumlarına,denizin o mis kokan havasını içime çektim.Aman ne havaydı ooooo...Denize aşık biri olarak kendimi kaybettim diyebilirim.En büyük dileği ilerde küçük bir sahil kasabasında yaşamak olan birisi için o an orda olmak bayram gibi birşeydi.Orada ömrümün sonuna kadar kalabilirdim.Gökyüzü pırıl pırıldı ve yakamoz vardı.
Sohbete dalmışızki saatin sabah 5 e geldiğini zor farkedebildik.Ordan ayrılmak istemediğim için arabanın içinde biraz gözlerimi dinlendirmek istedim.Zaten bütün gün çalışmıştım ve yorgunluktan bitkin haldeydim.
Benim gibi alkolle arası pek iyi olmayan sadece ortam gerektirdiğinde ononla diyaloğa giren birisi için sanırım o an en iyi fikirde buydu.Arabaya uzandım ve dalgaların sesini dinlerken pencereden gökyüzünü seyredaldım.Birara içim geçmiş olucakki beni dürtenlerin sesleriyle uyandım.
Amanınnnn oda ne herkeste bir telaş...
-Kalk kalk (adı lazım olmayan arkadaşımız bayan) x ortada yokkk.
-Nasıl yani dedim.
X arkadaşımda hayatında 2.kez arkadaşlarının gaza getirmelerine ve ısrarlarına dayanamayıp onların demesiye bir benim gördüğüm kadarıyla iki şişe kadar alkol almıştı.Ardından önce kendini denizin sularına bırakmak istemiş diğerleri izin vermeyincede umumi wc lerden birine girmek için sendeleyerekte olsa wc ye ulaşmıştı.Ulaşmıştı ulaşmasınada gidiş o gidiş ne gelen varrr ne gidennn.Dakikalar geçtikçede kendisinden haber alınamıştı.Önce bizimkilerinde alkol etkisinde olduğunu düşünerek pe önemsemedim ama onların normal bizimkininse anormal derecede içmiş olduğunu duyunca telaşlanmaya başladım.
Wc ye daldım dalmasınada kapıları açtıkça boş olduğunu görünce aldı beni bir korku.Tam endişelenmeye başlayacaktımki arkada başka bir kapı daha gördüm.
Kapıya uzanıp açtığım anda yere yığılmakla yığılmamak arasında kaldım ve kendimi daha fazla tutamayıp bastım kahkahayı.Tavuk gibi gıdaklamaya başlayınca bizimkiler sesin benden geldiğini anlamış olmalılarki yanımda bitiverdiler.
Bizimkiler wc ye girerken gördükleri x i çıkarken görememişlerdi çünküüü wc nin birde arka kapısı vardı.x'cim alkolün çarpıcı etkisiyle alışık olmadığı şekilde karşılaşınca kendini kaybedip bulduğu ilk kapıdan dışarı çıkmıştı.Her ne kadar çift görsede çıkışta arkadaşlarını göremeyince başlamıştı salya sümük ağlamaya.Diğerleriyse ikinci kapının olduğunu bilmedikleri için dakikalarcakapının önünde beklemişlerdi şahsiyeti.
O gecemi desem yoksa o sabahmı desem çünkü gün ağarmaya başlamıştı bile arabaya kadar sürünerek gittim.Gülerken kendimi toparlayamamıştım ve sanırım son zamanlardaki en çok eğlendiğim şehirdışı gezim bu olmuştu.
Şimdi ne özgür kızzz nede özgür grup nede denizin o mis kokusu....
Hepsiii eskilerde kaldı.Ama yaşadığım tüm güzellikleri düşününce hala yüzümde mutlu bir tebessüm bırakıyorlar.
İyiki yaşamışım,iyiki özgürlüğün tadını çıkarmışım....
17 Ekim 2011
SANIRSAM KAFAYI SIYIRDIM YİNE....
-Üşüyen benmiyim burnummu bilemedim....
-Hala doğalgazı tesisatımız bitmedi bu ay hasta olurmuyuz olmazmıyız kestiremedim....
-Canım nescafe istedi ama sıcacık çaymı içsem kahvemi seçemedim....
-Saçlarımı kısacık kestiresim var ama keloğlandaki çirkin cadıyamı yoksa güzel prensesemi benzerim çözemedim....
-Akşam oluyor ve ben hala yemek yapmak istemediğim için aç kalırmıyız yoksa birşeyler atıştırımıyız karar veremedim...
-Havadanmı ne,salak gibiyim ama kendime bunu itiraf edemedim.(normaldede öyle olduğum için :)))
-Amannnn ...medim ...medim işte ben böyle saçmalayıp kafayı yedim....
-Hala doğalgazı tesisatımız bitmedi bu ay hasta olurmuyuz olmazmıyız kestiremedim....
-Canım nescafe istedi ama sıcacık çaymı içsem kahvemi seçemedim....
-Saçlarımı kısacık kestiresim var ama keloğlandaki çirkin cadıyamı yoksa güzel prensesemi benzerim çözemedim....
-Akşam oluyor ve ben hala yemek yapmak istemediğim için aç kalırmıyız yoksa birşeyler atıştırımıyız karar veremedim...
-Havadanmı ne,salak gibiyim ama kendime bunu itiraf edemedim.(normaldede öyle olduğum için :)))
-Amannnn ...medim ...medim işte ben böyle saçmalayıp kafayı yedim....
12 Ekim 2011
KIŞA ÖZLEM
Havada yine bir kasvet var.Sonbaharın getirdikleri sanırım.
Pencerenin önünde oturup yağmuru seyretmekte pek bir güzel oluyormuş.Yıllardır bunun özlemini çekmiştim.
Kısa sürelide olsa bunu yaşamak güzelmiş.
Nedense kış gelince hep evde sıcacık sobanın başında oturmak bana pek keyif verirdi.Ama şimdi o sobalı kış günlerini bulmak pekte mümkün olmuyor galiba.Ya doğalgaz yada kalorifer.Peki bunlar o sobada pişen kestane tadını veriyorlarmı?Hiç sanmıyorum.
Zaman kaybetmeden aklımı biraz tepetaklak yapıp sobalı bir arkadaş bulmalıyımki kışın o kestanenin tadını bulabileyim.Tabi beni kabul ederlerse.....
Pencerenin önünde oturup yağmuru seyretmekte pek bir güzel oluyormuş.Yıllardır bunun özlemini çekmiştim.
Kısa sürelide olsa bunu yaşamak güzelmiş.
Nedense kış gelince hep evde sıcacık sobanın başında oturmak bana pek keyif verirdi.Ama şimdi o sobalı kış günlerini bulmak pekte mümkün olmuyor galiba.Ya doğalgaz yada kalorifer.Peki bunlar o sobada pişen kestane tadını veriyorlarmı?Hiç sanmıyorum.
Zaman kaybetmeden aklımı biraz tepetaklak yapıp sobalı bir arkadaş bulmalıyımki kışın o kestanenin tadını bulabileyim.Tabi beni kabul ederlerse.....
8 Ekim 2011
adsız
Hayat bana oyun oynuyor yine.
Bugünlerde hiç iyi değilim hiçççç....
Bugünlerde hiç iyi değilim hiçççç....
17 Eylül 2011
BOĞULUYORUM
![]() |
Offff boğuyorlar,boğuluyorum.
Biraz sadece biraz beni rahat bırakın.
Çokmu fazla istediğim.
Yıllarca hiç duraksız çalışmanın verdiği yorgunluktan bırakında arındırayım kendimi.
Nefes almak istiyorum.Gezmek,eğlenmek,alışveriş yapıp,sinemada mısır patlağı yemek istiyorum.
Doğayla içiçe olup ciğerlerimi temizlemek istiyorum.
Kendimle başbaşa kalıp ruhumu dinlendirmek istiyorum.
Kitap okuyup sonrada kafamda hayal alemine dalmak istiyorum.
Hayata yorgun değil dinamik parlayan gözlerele bakmak istiyorum.
Misafir severim ben ama zamansızını asla.
Önce kendimi bulayım,yeni hayatıma alışayım sonra ne isterseniz onu yaparız.
Ama dedim ya önce bırakında nefes alayım...
23 Ağustos 2011
dürtmeyin beni uyanmak istemiyorum.....
Şimdi gözlerimi kapasam,açtığımda ise yeşil ve mavinin hüküm sürdüğü sessiz,sakin bir deniz kasabasında kendimi bulsam.
Ne çok ihtiyacım var sessizliğe, dinlenmeye,denizin kıyıya çarpan sesini dinlemeye....
Sabah dingin bir kafayla kalkmalıyım,şöyle çiçeklerle süslü bir masada kuş sütüne gerek yok güzel bir ballı ekmekle kahvaltı yapmalıyım,yanında mis gibi kokan hormonsuz domates,salatalık biber olmalı.Yerken midem bayram etmeli.
Sonrasında biraz gezinmeliyim gül,sümbül,leylak kokan çiçek tarlalarının arasında.Yorulunca bahçemde denizi seyrederek uzanıp kütüphanemdeki kitaplardan birini okumalıyım.Okurken öyle sürüklemeliki beni kendimi bile unutmalıyım. ..
Öğlen sıcak ortalığı kavururken söğüt ağaçlarının altında uyuyup kalmalıyım.
Saatim 4 ü vurduğunda güzel bir pasta çay servisiyle karnımı doyurmalıyımki akşamüstü serin sularda uzun kulaçlar atabileyim.Hele güneş yavaş yavaş kaybolmaya başladığında denizin ısıcacık sularında kendimi koyvermeliyim.O sırada hiçbir şey düşünmemeliyim.Sadece o çok sevdiğim deniz ve ben....
Güneş denizle birleşmiş kızıla dönmüşken yakmalıyım mangalımı, evimin terasından seyretmeliyim şehrin akşam telaşını,evlerin tek tek kapanan kapılarını...
Akşam türk kahvemle oturmalıyım balkonumda hafif bir müzik çınlamalı kulaklarımda.Eski dostlar gelmeli yanıma.Yanlızlığımı onların sohbetleriyle renklendirmeliyim.
Saat gece yarısına gelince kül kedisi gibi kaybolmalı değer verdiklerim.Günün rehaveti çökmeli üstüme ama bu kez beynim değil ruhum değil sadece bedenim yorgun olmalı....
Denizin o yosun kokan dalga sesleriyle yummalıyım gözlerimi sessizce.
Cennettemiyim ne???
Offf yine kafamın üstüne yastıkla kapatıp uyuyup kalmışım balkon kapısının önünde.Sanırım bir yerlerimde açıkta kalmış
:)))
Ne çok ihtiyacım var sessizliğe, dinlenmeye,denizin kıyıya çarpan sesini dinlemeye....
Sabah dingin bir kafayla kalkmalıyım,şöyle çiçeklerle süslü bir masada kuş sütüne gerek yok güzel bir ballı ekmekle kahvaltı yapmalıyım,yanında mis gibi kokan hormonsuz domates,salatalık biber olmalı.Yerken midem bayram etmeli.
Sonrasında biraz gezinmeliyim gül,sümbül,leylak kokan çiçek tarlalarının arasında.Yorulunca bahçemde denizi seyrederek uzanıp kütüphanemdeki kitaplardan birini okumalıyım.Okurken öyle sürüklemeliki beni kendimi bile unutmalıyım. ..
Öğlen sıcak ortalığı kavururken söğüt ağaçlarının altında uyuyup kalmalıyım.
Saatim 4 ü vurduğunda güzel bir pasta çay servisiyle karnımı doyurmalıyımki akşamüstü serin sularda uzun kulaçlar atabileyim.Hele güneş yavaş yavaş kaybolmaya başladığında denizin ısıcacık sularında kendimi koyvermeliyim.O sırada hiçbir şey düşünmemeliyim.Sadece o çok sevdiğim deniz ve ben....
Güneş denizle birleşmiş kızıla dönmüşken yakmalıyım mangalımı, evimin terasından seyretmeliyim şehrin akşam telaşını,evlerin tek tek kapanan kapılarını...
Akşam türk kahvemle oturmalıyım balkonumda hafif bir müzik çınlamalı kulaklarımda.Eski dostlar gelmeli yanıma.Yanlızlığımı onların sohbetleriyle renklendirmeliyim.
Saat gece yarısına gelince kül kedisi gibi kaybolmalı değer verdiklerim.Günün rehaveti çökmeli üstüme ama bu kez beynim değil ruhum değil sadece bedenim yorgun olmalı....
Denizin o yosun kokan dalga sesleriyle yummalıyım gözlerimi sessizce.
Cennettemiyim ne???
Offf yine kafamın üstüne yastıkla kapatıp uyuyup kalmışım balkon kapısının önünde.Sanırım bir yerlerimde açıkta kalmış
:)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





